Bu Blogda Ara

büyük araştırma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyük araştırma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2021 Çarşamba

1997-98 Dökümü

 



Sıra 1997-98'de. Bu kez de temel olarak şu videodan ve Futbolkolik'in videolarından yararlandım. Bu sezonda iki farklı parçalı formamız var. Her devre için farklı birer parçalı denebilir. İlk yarıda, önceki sezonda da gördüğümüz polo yakalı tam parçalıyı hem 96-97'deki gibi sarı, hem de kırmızı yaka ile görüyoruz. 

Sezon boyunca Bank Ekspres reklamı yer alıyor formalarda ama bir istisnayla: İlk iki haftada, Ankaragücü deplasmanı ve içeride Bursa'da oynanan maçta, parçalıda farklı reklamlar görüyoruz. Blog geçmişindeki, o sezonu anlatan postta fotoğrafları var.  




Rakamlara geçelim. 

İlk parçalı: 17

İkinci parçalı (siyah şort): 11

İkinci parçalı (kırmızı şort): 2

Beyaz: 4


Oradaki 17, tek sıra hâlinde bir 17. Yani ligin ilk maçından başlayıp, ligin ilk yarısının son maçına kadar aynı formayı, hattâ aynı kombinasyonu giymişiz. İkinci yarının ilk maçında beyazı giyerek seriyi bozuyoruz. İkinci maçında Bursa deplasmanında da yeni, siyah yakalı parçalıları giyiyoruz. Ama bu parçalıyı aslında ilk kez görmüş olmuyoruz. Çünkü Şampiyonlar Ligi grup maçlarında iç saha forması olarak bu formayı kullandık. Tek fark, fontu büyütülmüş olan Bank Ekspres reklamı. 


Türkiye Kupası'nda ise durum şöyle: 

6. Kademede Vanspor ile eşleşiyoruz. İlk maçla ilgili görüntüye ulaşamadım. Rövanşta Ali Sami Yen'de ilk parçalı giyiliyor. 

Çeyrek finalde Gaziantep'e karşı iki maçta da diğer parçalıyı, kırmızı şortla giyiyoruz.

Yarı finalde Trabzon'a karşı içeride beyaz, deplasmanda ise siyah şortlu yeni parçalı giyiliyor.

İki ayaklı finalin ikisinde de, Beşiktaş'a karşı yeni parçalı giyiliyor; iki maçta da siyah şortla. 


Tuhaf bir tarihte (15 Mayıs) oynanan Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında da ikinci parçalıyı, siyah şort ile birlikte giyiyoruz. 





Şampiyonlar Ligi'nde tek ön eleme oynadığımız bir sezon. Sion'a karşı dışarıda ilk parçalıyı giyiyoruz haliyle. Rövanşta ise içeride, Galatasaray forma tarihinin nadide parçalarından biri görücüye çıkıyor. Sonra da bir daha görünmüyor zaten. Olabilecek en sade şekliyle, polo yakalı, bembeyaz bir forma. Forma tarihimizin en sade beyazı. 





Grupta ise iki kez beyaz; dört kez ise, ligde ikinci sezonda giyecek olduğumuz 'diğer parçalı'yla sahaya çıkıyoruz. Dördünde de siyah şortla. Aslında bir nevi, Avrupa'ya özel iç saha forması giymiş oluyoruz. (Yukarıdaki fotoğraftaki farklı çoraplara dikkat.)

O maçlardan birinde farklı bir durum var yalnız, not düşmeden geçemeyiz. Grubun ikinci maçı olan Parma deplasmanında 'diğer' parçalıyı giyiyoruz ama yakalar farklı. O sezonun beyazının yakası var. Yani aslında bu parçalıyı ilk kez ve tek olarak, alışıldık şekli yerine, yani polo yaka ile değil de 'V' yaka olarak görüyoruz. 











31 Mart 2021 Çarşamba

1993-94 Dökümü



Yine bir video üstünden sezon dökümü yapacağız. Bu kez de 1993-94 sezonu. Videomuz şurada. Bu da müthiş bir arşiv dokümanı. 

Önceki iki sezonda olduğu gibi yine Umbro giyilen bir sezon. Totalde hangi formaların giyildiğini genel olarak şu eski postumuzdan görebilirsiniz. Çizim haliyle görmek isterseniz de şuradan

1992-93'te yalnızca bir maçlığına, içerdeki Katowice maçında görülen beyaz forma, bu sezonda da yok. Yani tek bir maçı saymazsak, 1988-89 sezonundaki meşhur Neuchatel beyazının ardından, 1995-96 sezonuna dek bu takım herhangi bir beyaz forma kullanmıyor. Bunu not edip geçiyorum ama forma tarihimiz açısından epey ilginç ve üstünde durulması gereken bir husus. 



 

Sezon boyunca çok dağınık tercihler yapıldığı görülüyor. İçerde parçalı önceliği yok. Parçalı formayı sonlara doğru giymeye başlıyoruz -- belki de sonradan yaptırılıyor. Bu sezonun birinci forması olarak sarı formanın adını verebiliriz. 12 maç üst üste sarının giyildiği bir dönem var. Katowice beyazına benzer şekilde, yine tek maçlık iki adet forma da var. Listeye geçelim.

Sarı: 20 maç

Parçalı: 5 maç

Kırmızı: 3 maç

Sarı kollu kırmızı: 1 maç

Kırmızı şeritli sarı: 1 maç 




Avrupa'da ön elemede Cork City'ye karşı içerde sarı, dışarda ise kolları sarı olan, yakası ipli kırmızı formayı giyiyoruz. Ki o formayı önceki sezonda da ligde bir maçta giymişliğimiz vardı. Sonraki ön eleme turunda da Manchester United'a karşı iki maçta da sarı giyiliyor. 

Şampiyonlar Ligi grup maçlarının ise hepsinde sarı formayı giyiyoruz. Bunda rakiplerin renklerinin de payı var gibi ama parçalıyı hiç kullanmamak gene de tuhaf.

Bunların haricinde iki maçlık Türkiye Kupası finalinin ilk maçında sarı, ikinci maçındaysa parçalı ile çıkılmış.


14 Nisan 2020 Salı

1999-2000 Dökümü



Geçenki döküm postuna benzer şekilde yine bir videodan yola çıktım. Sonrasını Gugıl ve Milliyet Arşiv'den getirdim.

Bazı notlar var, direkt rakamları vermek olmaz. Bir kere Temmuz ayının sonunda oynanan TSYD Kupası maçlarında önceki sezonun parçalısı ve beyazı giyiliyor. Sezonun ilk maçında da, yani 7 Ağustos'ta, içerde Gaziantep'e karşı yine eski beyaz giyiliyor. Hattâ o gün ülkemize gelen Capone de, ertesi günkü imza töreninde parçalıyı giyiyor. 

11 Ağustos tarihinde ise Rapid Wien'le ilk maç oynanıyor. Burada ilk kez bir yeni forma görmekteyiz: Füme. 1998-2001 arası füme serisinin ikinci halkası. O güne dek ise herhangi bir forma tanıtım haberi yok.



Nihayet iki resmî maçın ardından ayın 13'ünde tanıtım yapılıyor. Çubuklu, beyaz ve füme. Son iki sezonda giyilen ve yeri sağlamlaşmaya başlayan parçalının yerine bu sezonda çubuklu hangi motivasyonla seçildi, bunu bilmiyoruz. Bir de ilginçtir, muhtemelen o anlık gelişen bir kombinasyon görülüyor: Çubuklu altı füme. Herhangi bir maçta bu kombinasyonu görmedik tabii ki.

Çubukluda iki farklılık var: Birincisi füme katkısı. Daha önce parçalıda siyah yaka filan görülmüştü ama bu bir ilk. Hem yaka, hem kollardaki üç çizgi bu renkte. İkincisi, kolların dış tarafının sarı renk olması ve çubukluda sarının hakim olduğu bir havanın yaratılması. Fenerbahçe ile rekabetten dolayı genelde kırmızı rengin vurgulandığını biliyoruz. O yüzden bu tip bir çubuklunun şimdilerde kabul edilme ihtimali sıfıra yakın.

1998-99'daki ideal üçlüden (yani parçalı-beyaz-koyu deplasman forması) sonra, bu kez çubuklunun dahil olduğu bir üçlü var. Fazlalık yok.




O sezonun lig dökümü şöyle:

Çubuklu: 29
Beyaz: 5

Toplam beş kez giyilen beyaz formanın dört kez içerde kullanılması biraz tuhaf. Göztepe, Antep ve Samsunspor'a karşı içerde beyaz giyip deplasmanda çubuklu giymek, Türkiye'deki forma kültürü yoksunluğunun güzel örnekleri. Adana ile daha garip -- hem içerde beyaz, hem dışarda. Çubukluyla ilgili tek kayda değer not şu. Füme hiç yok.





Kupada 5 maçta da çubuklu giyilmiş. Avrupa'da da gidişat bir parça ilginç.

Ön elemedeki iki maç ve grubun ilk dört maçında füme giyiliyor. Bunun sebebinin fümenin siyaha benzemesi ve bu şekilde bir yas ifadesi olarak kullanılması olduğunu düşünüyorum. İlk kullanımda, yani Rapid ile deplasmanda oynanan maçta henüz deprem gerçekleşmemiş, orası için bir açıklama bulamayız tabii. 

Hertha Berlin ve son Milan maçında çubuklu var. Sonrasında UEFA macerası başlıyor ve Leeds ile karşılaştığımız ve malum olduğu üzere iki maçta da çubuklu giydiğimiz yarı final turu hariç, içerde çubuklu-dışarda beyaz şeklinde gidiliyor. Finalde de beyaz giyiyoruz. 


Bu beyaz, tabii, sembol hâline geliyor. Neuchatel beyazını bile geçerek. Beyaz rengin yeri forma tarihimizde ve kültürümüzde geri dönüşü olmayacak şekilde sağlamlaşıyor. Önceki sezonla birlikte toplamda iki sezon göğüs reklamı olarak formalarımızda bulunan Marshall'ın da, hemen hemen tüm taraftarların gözünde gelmiş-geçmiş en ideal forma reklamımız olarak yerini aldığını belirterek postu bitirelim. 

21 Ocak 2020 Salı

1996-97 Dökümü ve Başka Şeyler



Geçenlerde Youtube'da bir video denk geldi, söylemesi ayıp. Açtım. Bir baktım maç maç gidiyor. 1996-97 sezonunun hikayesi. Başlarda hoca dahil birkaç kişinin yorum veya demeçleri. Sonrası neredeyse tamamen maçlar. Bir kupa maçı ve Cumhurbaşkanlığı kupası hariç, 34 lig maçı. Goller falan. Hagi yeni gelmiş. Bir yerden sonra aklıma kayıt tutmak geldi. Belli bir zamandan önce, elde görüntü az olduğu için, toplamda ne giyilmiş-ne olmuş, tam bilmiyoruz, formalardan haberdar olsak da. Vaktiyle sağolsun Calibra o sezonu kaydetmişti bloga. O zaten giyme yoğunluğuna göre sıralamış. Ben de bu kez detayına girmiş olayım, biraz da yorum katayım.

Öncelikle eksikten başlayalım: Beyaz forma yok. Şortta tamamlayıcı olarak varlığını koruyan siyah hariç, sarı-kırmızıdan başka renk yok. Belki erken dönemler nispeten ama, yani bir sürü forma giyip bir tane beyaz olmaması... O sezonki lige bakınca, misal bu sezonda olduğu gibi üç tane sarı-kırmızı, iki de turuncu renklere sahip takım yok. Bu bir faktör olabilir; ama ligde Gaziantep, Gençlerbirliği, İstanbulspor, hatta Ç. Dardanel var. Fakat yerleşik forma kültürü olmadığı için, adam kendi evinde deplasman formasını giyiyor, sen de zorda kalmıyorsun.

Şimdi de hangi formanın kaç kez giyildiğine geçelim. Fotoğraf koymaya gerek yok, şurada hepsi var. Hattâ oradaki sırayla yazıyorum.

Parçalı: 13
Sarı: 8
Kırmızı: 5
Çubuklu: 4
Diğer sarı: 2
Diğer (düz) kırmızı: 2

Videoda yer alan diğer iki maç da, meşhur, penaltıları 18-17 biten Gençlerbirliği ile oynanan kupa maçı ve Fenerbahçe ile oynanan, ertelenmiş olan Cumhurbaşkanlığı Kupası maçı. Gençlerbirliği maçında sarı, Fenerbahçe'ye karşı ise parçalı giyilmiş.

Nerede ne giyildiği konusunda kesinlikle bir düzen yok. İçerde sarı da giyiliyor, parçalı da; o dönem için ilerici bir tasarım olarak sayılabilecek, üç şeridin sol taraftan dikine indiği kırmızı forma da. Hani son birkaç yılda yine o konudaki monotonluğu bozacak çözümler buluyor veya 90'ların tasarımlarını yeniden diriltiyor ya Adidas, bu da mesela orijinal bir çözüm. Yine giyse keşke birileri.

O formada sıradan Adidas görünümü dışına çıkılırken, ligin ikinci yarısında giyilen düz sarı ve düz kırmızılarda tam tersine, hem omuz ve kollarda, hem de koltuk altı ve yanlarda üç çizgi var. Duble yol. Bu formalar toplam 4 kez giyiliyor.


İşin içine şortlar da girince, kombinasyon sayısı da artıyor hâliyle. Parçalı, üç şortla da (siyah, kırmızı, sarı) giyiliyor. Az önce bahsettiğimiz kırmızı forma, sarı ve kırmızı şortla kombinleniyor. Çubuklu yalnızca siyah şortla giyiliyor ve o nostaljik görüntü korunuyor. Çorap açısından ise pek fazla farklılık yok. Neredeyse tamamen, şortla aynı oluyor.

Sezon boyu genelde kaotik giden tercihler görüyoruz. Arka arkaya giyme konusunda ise, bir tek ligin sonundaki 7 maçta parçalı giyerek bir seri ortaya çıkıyor. İlkinde kırmızı şort, en son 6 maçta da siyah şort giyerek, bir nevi, sonraki sezon için ortamı hazırlıyorlar.

Ayrıca bu sezondan itibaren, giyilen forma sayısı yavaş yavaş normale dönüyor. 1997-98'de de iki farklı set gördükten sonra nihayet 1998-99'da üç forma giyiyoruz ve daha da önemlisi ideal bir sete kavuşuyoruz ki bu, tarihimizde bir ilk.


Son olarak da, sezon sonunda muhtemelen Adidas için yapılan poster çekiminde ilginç bir şey fark ediyoruz. Hocaların üstünde, 1997-98 sezonu başında Ş. Ligi elemesinde Sion'a karşı içerde giydiğimiz beyazın uzun kollu versiyonunu görüyoruz. O dönemde yeni formaların önceki sezonun sonunda gelmesinin ihtimal dışı olduğunu düşünürsek, 96-97'nin ikinci yarısında bu beyazın da elde hazır olduğunu varsayabiliriz. O sezonun ikinci yarısında giyilmeye başlanan çubuklu ve o iki düz forma ile birlikte gelmiş olabilir. Ve bu formayı yalnızca adı geçen maçta giydiğimizi düşünürsek, belki de daha fazla görebilirdik o güzelliği. 

26 Aralık 2012 Çarşamba

2012-2013 SEZONU İLK YARI FORMA İSTATİSTİĞİ

Sezonun ilk yarısı bitti. Galatasaray Formaları Blog olarak her sezon ortalarında ve sonlarında yaptığımız gibi, bu yarıda da hangi formayı, hangi şort-çorap kombinasyonu ile kaç defa, hangi maçlarda kullanmışız. Bu maçların sonuçları ne olmuş gösterelim.

Öncelikle tablolar için iki takipçimize çok teşekkür ederiz. Sevgili Taha Sarı ve Melih Ertan sağolsunlar istatistik tabloları hazırlamışlar bizler için. Aslında bu başlık tamamen iki takipçimizin emeği ile hazırlandı.

Sizlerin de tablolarda göreceğiniz üzere, pek parlak bir istatistiğimiz yok. Parçalı forma, tamam sezonun ilk yarısı boyunca en fazla kullandığımız forma. Bu meseleyi zaten bir kaç senedir çözmüş durumdayız. Parçalı genellikle en fazla giyilen formamız oluyor son senelerde. Son 2-3 sezondur Parçalı formayı iç sahamızda da genellikle kullanmaya özen gösteriyoruz. Pazarlama taktiği sebebiyle arada o senenin sansasyonel formasını bir veya birkaç maçta kullanmanın dışında Parçalı'ya özen gösterir olduk iç sahada, ancak...


Ancak kombinasyon konusunda hala çok zayıfız. Galatasaray'ın iç saha forması sadece parçalı değildir. Parçalı altına beyaz şort, kırmızı çoraptır. Yani formaya bütün bakmak gerekir. Parçalı altına kullanılan diğer kombinasyonlar deplasman kombinasyonlarıdır ve iç sahada giyilmemelidir. Ancak bu sene Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nde oynadığımız 13 resmi maçın sadece 4'ünde gerçek kombinasyonu giymişiz. Yani 9 kez deplasman forması/kombinasyonu ile çıkmışız. Durum oldukça vahim. Biz 30 sene sonra doğru kombinasyon hayatımıza girdi diye sevinirken, olmuyor, kullanmıyoruz.



Beyaz forma için tarihi bir ilk yarı geçirdik. Tıpkı parçalı gibi 3 farklı kombinasyon ile kullanıldı. Bunların biri tarihte ilk defa, diğeri de 20 sene aradan sonra ilk defa giyildi. Manchester United deplasmanında ve Sivas maçında giyilen beyaz altına siyah şort-siyah çorap kombinasyonunun hikayesi şurada. Bizi 20 sene önceki Katowice zaferine götüren kırmızı şort ve çoraplı kombinasyonun hikayesi de burada. Beyaz'ı Şampiyonlar Ligi'nde deplasmandaki 3 maçta da kullandık. Ligde de 1 iç saha saçmalığı haricinde hep deplasmanda giydik.


Kırmızı formanın çok güzel ancak 3rd olmak için fazla gereksiz olduğundan sürekli bahsettik. 3 maçta kullanıldı ki bir 3rd forma için fazla bile sayılır bu rakam. Bu maçların tamamında parçalıyı da kullanabilirdik, yani -olması gerekene- bakacak olursak hiç kullanılmayabilirdi, ancak en çok ses getiren formalarımız nedense hep 3rd formalar -gerekli de olsa, gereksiz de olsa- kullanılıyorlar.

Hikayenin geniş özeti aşağıdaki 3 tabloda. İlki hazırlık maçlarını da kapsayan bütün maçların listesi, arka arkaya hangi formaları giymişiz ve sonuçlar ne olmuş... 2.'si resmi maçları kapsayan, hangi forma, hangi kombinasyon ile, hangi sahada kaç kez giyilmiş bunun tablosu. 3.'sü ise yine hazırlık maçları da dahil olmak üzere formaların ve kombinasyonların giyilme yüzdeleri. Resimlere tıklarsanız daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.

Tablo1

Tablo2

Tablo3

Tekrar görselleri hazırlayan Taha Sarı ve Melih Ertan'a teşekkürlerimizi iletelim.


24 Mayıs 2012 Perşembe

2011-2012 SEZONU FORMA İSTATİSTİĞİMİZ


Bakalım Galatasaray geçen sezonda hangi formasını kaç kez giymiş, bu formaları hangi sahada, hangi kombinasyonla kullanmış ? Bize uğurlu gelen forma olmuş mu ?


Galatasaray tasarımsal olarak berbat bir forma sezonu geçirdi. yapacak bir şey yoktu, geçiş sezonlarında olur böyle vakalar. Berbat tasarımlar olmasına rağmen formalar açısından tarihe geçen bir sezon oldu bu sezon. 30 sene sonra ilk kez resmi bir maçta takımımız gerçek kombinasyonumuz olan Parçalı altına beyaz şort, kırmızı çorap giydi. Ayrıca sarı forma da buna paralel, koyu-açık-koyu bir iç saha kombinasyonuna uygun, açık-koyu-açık kombinasyon ile giyildi. Gelecek için her 2 kombinasyon da umut verici.


Toplamda takımın çıktığı 42 resmi maçın 29'unda parçalı kullandık. Bu iyi bir rakam. Ancak iç sahada tamamen parçalı kullanacağımız günlerin de, hatta sadece esas kombinasyon ile giyileceği günlerin çok yakın olmasını temenni ediyorum. Ne yazık ki iç sahada bu sezon gereksiz sarı kullanımları ve kırmızı şort-çoraplı parçalı kullanımları hiç de az değildi.

 
TABLO 1

Siyah forma dış saha forması olarak çıktı, ancak sarı forma çok uzun bir aradan sonra takımımıza eklenince, assolist kıvamı, sonradan gelmesine rağmen daha fazla dikkat çekti. Siyah forma sadece 2 maçta kullanıldı. Ligde bu sayı 1. Sarı ise 11 kez kullanılmış ki ligin başındaki ilk 5 maçı kaçırdığını hatırlatalım.

TABLO 2

Geri kalan bütün detaylar tablolarda. 1. Tablo genel tablo, hangi forma hangi kombinasyonla, hangi sahada ve hangi turnuvada giyilmiş onu gösteriyor. Şort ve çorap bölümlerinin ayrımlarına dikkat edin. 2. tablo ise bütün fikstürün, 42 maçın sıralı listesi. Arka arkaya hangi formaları giymişiz ve bu formalar ile nasıl sonuçlar almışız onu gösteriyor. Son 11 lig maçında (Süper final dahil) parçalı giymemiz gözlerimi yaşarttı. Tabloyu yapana kadar dikkatimi çekmemişti. Süper Final'de sadece parçalı kullandığımızı da tekrar hatırladık böylelikle.

26 Aralık 2011 Pazartesi

İLK YARI FORMA KARNEMİZ



İlk yarı forma karnemiz yukarıdaki gibidir. Henüz sadece ligde mücadele ettiğimiz için kolay bir tablo oldu. İlk tablo; Hangi formanın, hangi kombinasyonla kaç kez giyildiğini ve iç saha-dış saha durumlarını gösteren tablo, ikinci tablo ise sırasıyla maç-maç hangi formanın giyildiğini gösteren tablo. Uğurlu mu değil mi diye kafa yormak isteyenler için galibiyet-mağlubiyet durumlarını da ekledim.

17 Maçın 11'inde parçalının giyilmesi çok iyi bir istatistik değil. Sarı eğer iç sahada kullanılmayıp onun yerine parçalı kullanılsaydı ki 3 maç daha eklenecek demektir bu, süper istatistik olurdu. Siyah forma 1 kere giyilmiş. Biz ona away diyorduk ama 3rd görevini üstlenmiş.

Kombinasyonlarda sıkıntı var. Katalogda sarı foranın altında gördüğümüz kırmızı şort-çorap kombinasyonunu henüz hiç kullanmadık. Parçalı formayı da çoğu zaman kırmızı şort ile kullandık. Özellikle iç sahada kırmızı şort ile 5 maça çıkmamız kötü.

Bu arada formalarımız çıktığından beri 6 hazırlık maçı oynadık. Daha öncesinde geçiş dönemi hazırlık formalarını giyiyorduk. Bu 6 maçın 1'inde sarı, 2'sinde siyah, 3'ünde parçalı giydik. Parçalıların 2'sinde beyaz şort kullandık.

24 Mayıs 2011 Salı

2010-2011 SEZONU FORMA İSTATİSTİĞİMİZ - TABLO




Tarihin en kötü sezonu. Ancak formalar için aynı şeyi söyleyemeyiz. Belki de ilk defa formalarımızı yerli yerinde ve gerektiği kadar kullandık. Çubuklu formamız oynadığımız 44 resmi maçın 23'üne yetişemedi. Ancak 2. yarıda bu forma bir anlamda 2.iç saha formamız olmuş. Özet geçmek gerekirse toplamda 22 iç saha maçımızın 18'inde bu iki forma giyilmiş. Geçen senelere göre büyük bir aşama kaydetmişiz. Ligde daha da güzel. 17 maçın 15'inde iç saha formalarımız giyilmiş (17'de 17 olması dileği ile). Tabi keşke iç sahamızda sürekli beyaz şortlu kombinasyonu giyseydik.

Bir başka dikkat çeken forma olayımız da bu kadar yaygara kopardığımız 3rd formamız. İlk defa 3rd forma olduğunu anlayabilmişiz ve 44 maçta sadece 4 defa giymişiz. Geçen sezon mor formanın 13 kez kullanıldığını düşünürsek burada da büyük aşama kaydetmişiz. Dikkat çeken ve tablo harici yazmak istediğim iki durum bu.

Bütün forma istatistiğimizi tepedeki 3 tablodan inceleyebilirsiniz. O kadar tablo hazırladık tek tek yazmaya gerek duymadım. İlk tablo genel kullanım. İkinci tablo iç saha ve deplasman durumları. 3. tablo ise 44 resmi maçımızın sırayla dizilişi. Hangi formanın ne kadar kullanıldığını daha fazla idrak etmemiz için 3. tablo güzel özet (kendi tablomu övdüm).

Tabloları incelemek için üzerine tıklayın. Umuyorum seneye hem forma olarak hem de futbol olarak güzel bir sezon geçiririz.

10 Ağustos 2010 Salı

20 YILLIK AVRUPA KARNEMİZ - Büyük Araştırma Avrupa Özel

Blogumuza çok değerli bir isim daha transfer ettik. Bundan böyle sevgili Emre Gültekin müthiş bilgi birikimini bizlerle paylaşacak. Hepimiz adına kendisine hoş geldin diyorum. Emre de muhteşem bir analiz yazısı ile bizlere hoş bulduk dedi.

1989-1990 sezonundan başlayıp, 2009-2010 sezonuna kadar Galatasaray'ın Avrupa macerasında giymiş olduğu bütün formaları Emre Gültekin bizler için listeledi. Bütün maçları, skorları ve hangi formaları giydiğimizle ilgili güzel bir tablo hazırladı. Skorlar, maçlar bir yana her zaman ki gibi forma durumumuz oldukça vahim. Şimdi aşağıdaki 2 tabloyu hep beraber inceleyelim.


Yukarıdaki tablo bu vahim durumu gözler önüne seriyor. Ben biraz insaflı davranıp Emre'nin home formadan saymadığı Şimşek formaları da home kategorisine kattım. Emre kırmızı diye işlemişti tabloya. 91-92 sezonunda Parçalı veya Çubuklu olmadığı için Home görevini kırmızı ağırlıklı Şimşek forma yapıyordu. O sezon ki bütün maçlarımızda Şimşek Home formayı giymiştik. Ayrıca 99-00, 00-01 ve 02-03 sezonunda da Parçalı formalar yapılmamıştı ve Home olarak Çubuklu formaları giyiyorduk. 02-03 sezonunda da yine bütün maçları çubuklu ile oynamışız. Keşke bu güzel düzenin uygulandığı ender sezonlarda Parçalı formamız olsaymış. İşte bütün bu Home formaları topladığımızda 70 kez iç saha formaları giyilmiş, bunların sadece 40'ını ASY'de giymişiz. ASY'de toplam 82 maç yaptığımızı hatırlarsak, durumun ne kadar içler acısı olduğunu görebiliriz. 06-07 sezonunda ki çubuklu giydiğimiz maçları bu listeye almadım. Çünkü o sezon Parçalı formamız da vardı ve çubuklu home değildi. Geri kalan bilgiler için tabloyu inceleyin.


Yukarıdaki tabloda ise İç saha-Dış saha ayırmaksızın sezon sezon ne kadar maç yapmışız ve bu maçların kaçında hangi forma giyilmiş görebilirsiniz. Tabloda dikkat çeken 93 ile 97 arası sarı formanın hakimiyeti. 2000 yılından sonra ise kırmızı artık sarının yerine geçmiş. Aynı sezonlarda füme ve Beyaz da Avrupa'da ağırlığını koymuş. Parçalı bu 20 sene de hep var olmaya çalışmış, ancak hiçbir zaman yeteri kadar giyilmemiş. Avrupa bir anlamda alternatif formalarımızın mekanı olmuş (Türkiye'de çok farklı sanki). Geri kalanlar için tabloyu inceleyin.


Eğer tepedeki 2 tablo sizi kesmediyse, son 20 senede yapılmış olan bütün maçları, skorları ve o maçlarda hangi formaları giydiğimizi yukarıdaki linkten görebilirsiniz. Son 2 Belgrad maçı da dahil tam 168 maç var tabloda. Kafalar karışmasın diye de bu 3 tabloyu biraz renklendirdim. Geri kalan bütün araştırma, analiz ve bilgiler Emre Gültekin'in bize kıyağıdır. Müthiş başlıklarının devamı da gelecektir.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

2009-2010 SEZONU FORMA İSTATİSTİĞİ - Büyük Araştırma 6

Şampiyonluğun yanından bile geçemediğimiz bir sezonun ardından, umutları bir sezon sonrasına devrediyoruz. Takımın başında Rijkaard ve Neeskens olduğu sürece de geleceğimizin parlak olduğunu biliyorum. Ayrıca biz de, Fenerbahçeliler gibi Bursaspor'un şampiyonluğunu yürekten kutlarız (!) Neyse bizi ilgilendiren kısma geleyim çabucak ve bu sene formalarımızı ne kadar giymişiz, ne sonuçlar almışız, detaylı şekilde inceleyelim.

Bu sezon biri 2. yarı olmak üzere, 4 farklı forma giydik. "Sadakat" temalı Parçalı formamız, "Başarı" temalı Beyaz formamız, "Asalet" Temalı Mor formamız, sezon başı tanıtılan formalarımızdı. Ligin 2. yarısında ise "Cesaret" temalı Kırmızı formamızı bu 3'lünün arasına kattık. Bu sezon ligde, kupada ve Avrupa Ligi'nde toplam 53 resmi maça çıktık. 26 kez Ali Sami Yen'de, 27 kez de deplasman da mücadele ettik (hükmen galibiyet aldığımız Ankaraspor maçı ASY'deydi). Ligde 16 iç saha, 17 deplasman olmak üzere 33 maç yaptık. Avrupa Ligi'nde 7 iç saha, 7 deplasman olmak üzere 14 maça çıktık. Türkiye Kupası'nda ise 3 ASY, 3 deplasman maçı oynadık.

- PARÇALI -


Toplamda 53 maç yaptığımızı yukarıda söyledim. Bu 53 maçın sadece 19'unda Parçalı forma giydik. Bu sayı inanılmaz derecede skandal bir sayı. Sadece 19 ! Ligde 33 maç yaptık, bu maçların sadece 12'sinde Parçalı forma giydik. Türkiye Kupası'nda 6 karşılaşmanın hiçbirinde Parçalı forma giymedik. Bu turnuvada 3 maçı içerde oynadığımızı tekrar hatırlatayım. Avrupa Ligi'nde 14 karşılaşmanın 7'sinde Parçalı forma giydik. Bu 7 maçın birinde eski sezon (08-09) parçalısını giymiştik. Şimdi daha detaylı inceleyelim; Toplamda 26 iç saha maçının sadece 12'sinde Parçalı giydik, 27 deplasmandan 7'sinde Parçalı ile çıktık. Ligde 16 maçı ASY'de oynadık. Bu 16 maçın sadece 9'unda Parçalı giydik. Yani adı "Sadakat" olan formamıza bu kadar sadık olmuşuz bu sezon. 3 kez de deplasmanda giydik Parçalımızı ligde. Avrupa Ligi'nde 7 iç saha maçımızın sadece 3'ünde Parçalı forma giydik, buna karşın 4 deplasmanda Parçalı ile mücadele ettik. Biraz daha ayrıntıya girelim; Toplamda 9 kez beyaz şor, 10 kez de kırmızı şort giydik bu formanın altına. Ligde beyaz şortla sadece 5 kez mücadele ettik, 7 kez de kırmızı şort tercih ettik. ASY'de beyaz şort ile 5 kez sahaya çıktık, deplasmanda beyaz şort giymedik. 2 kez ASY'de kırmızı şort ile mücadele ettik, deplasmandaki kalan 5 maçta ise kırmızı şort giydik. Avrupa Ligi'inde ise 3 kez beyaz şort ile çıktık sahaya, 4 kez ise kırmızı şort tercih ettik. 2 ASY maçında beyaz şort giyerken, 1 deplasmanda beyaz şort ile mücadele ettik. 2 kez kırmızı şort ile ASY'ye çıktık, 2 kez de deplasmanda kırmızı şort giydik.


Parçalı Forma ile alınan sonuçlar;

Ligde 12 kez Parçalı giydiğimizi söyledik. Bu maçların 5'ini kazandık, 3 beraberlik aldık, 4 kez de sahadan mağlubiyetle ayrıldık. Bize pek uğurlu geldiğini söyleyemeyiz. Beyaz şort ile çıktığımız lig maçlarının 2'sini kazandık, 2'sinde berabere kaldık, 1'in de mağlup olduk. Kırmızı şort ile çıktığımız lig maçlarında ise 3 galibiyet alırken, 1 kez berabere kalıp, 3 kez de yenildik. Avrupa Ligi'nde ise toplamda 3 kez galip geldik, 2 kez berabere kaldık, 2 kez de mağlup olduk. Beyaz şort giydiğimiz AL maçlarının sadece 1'ini kazanabilirken hiç beraberlik almadık, 2 kez sahadan yenilgi ile ayrıldık. Kırmızı şort ile çıktığımız AL maçlarının 2'sini kazanıp, 2'sinde berabere kaldık, hiç mağlup olmadık. Genel toplama bakacak olursak 19 kez giydiğimiz bu forma ile 8 galibiyet, 5 beraberlik, 6 da mağlubiyet aldık.

- BEYAZ -


Beyaz formamızı, oynadığımız 53 maçın 15'inde giydik. Aslında 14+1. O bir forma geçen sezonun formasıydı. Ligde 33 karşılaşmanın 11'ine beyaz forma ile çıktık. Kupada ise oynanan 6 maçın 2'sinde beyaz forma giydik. Avrupa Ligi'nde ise 14 maçın sadece 1'inde bu sezonun beyaz forması ile oynadık, 1 maçta ise 08-09 beyaz formasını giydik. Biraz daha detaylı konuşursak; Toplam 5 kez ASY beyaz formamızı görmüş, 10 kez deplasmanda kullanmışız bu formayı. Bir nevi away forma görevini yerine getirmiş. Ligde 3 kez iç saha, 8 kez de deplasmanda kullanmışız. Kupada 1 kez iç saha, bir kez de deplasmanda beyaz forma ile oynamışız. Avrupa Ligi'nde de yine 1 ev, 1 deplasman maçımıza beyaz forma ile çıkmışız.

Beyaz Forma ile alınan sonuçlar;

Ligdeki 11 maçın 6'sını kazanmışız, 2 kez berabere kalmışız, 3 kez de mağlup olduk. Kupada bu forma ile oynadığımız 2 maçı da kazandık. AL'de de yine çıktığımız 2 maçı da galip bitirdik. Toplamda 10 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet gördük bu forma ile.

- MOR -


53 maçın 13'üne mor forma ile çıktık. Ligdeki 33 karşılaşmanın 6'sında Mor forma ile mücadele ettik. Kupada 6 maçın 2'sine mor forma ile çıktık. Avrupa Liginde ise yaptığımız 14 maçın 5'inde Mor forma ile oynadık. Ev ve deplasman durumlarına bakalım; Ligde 16 iç saha maçının 2'sine Mor forma ile çıktık, 17 deplasman maçının 4'ünde giydik bu formayı. Kupada, yine Beyaz forma gibi 1 deplasman, 1 iç saha maçı gördü Mor forma. Avrupa Ligi'nde ise 3 kez ASY'de 2 kez de deplasmanda bu formayı giydik. Toplamda 6 kez ASY'de, 7 kez de deplasmanda Mor forma ile mücadele ettik.

Mor Forma ile alınan sonuçlar;

Ligde oynadığımız 6 maçın hiçbirinde kaybetmemişiz. 4 kez kazanıp, 2 kez berabere kaldık. Kupada 1 mağlubiyet, bir galibiyet aldık Mor forma ile. AL'de de yine bu forma üzerimizdeyken hiç yenilmedik. 2 beraberlik alıp, 3 kez de sahadan galip ayrıldık. Genel toplamda 8 galibiyet alırken, 4 kez berabere kalıp, sadece 1 maçta sahadan yenilgi ile ayrıldık. Uğurlu bir forma olduğu söylenebilir.

- KIRMIZI -


Bu formayı ilk kez 27 Ocak'ta oynanan Türkiye Kupası son grup maçında giydik. Bu forma çıktığından beri toplam 20 maç yapmışız. Bu maçların 6'sında Kırmızı formayı giydik. Oynadığımız 15 lig maçının 4'ünde bu forma ile mücadele ettik. Kupada o tarihten bugüne 3 maçımız oldu, bu 3 maçın 2'sine bu forma ile çıktık. Yine bu tarihten günümüze 2 AL maçı yaptık, hiçbirinde Kırmızı formamızı giymedik. Deplasman ve ASY sayılarına bakarsak; Ligde 27 Ocak'tan beri 6 içsaha, 9 deplasman maçı yaptık. 2 kez içerde, 2 kez de deplasmanda Kırmızı formayı giydik. Kupada 1 ASY, 1 de dış saha maçına bu forma ile çıktık. Genel toplamda 3 kez İç saha, 3 kez de deplasmanda bu forma ile oynadık.

Kırmızı Forma ile alınan sonuçlar;

Ligdeki 4 maçın 3'ünü kazandık, 1 kez de mağlup olduk bu forma ile. Kupada ise 1 galibiyet, 1 beraberlik alırken hiç yenilmedik. Genel toplamda 4 galibiyet 1 beraberlik bir de yenilgimiz bulunuyor.

----------------------------------------------

Yazının çok uzun olması sebebiyle sezonun genel forma değerlendirmesini ve bu tablo hakkında kendi görüşlerimi ayrı bir başlıkta yazacağım.

12 Şubat 2010 Cuma

Büyük Araştırma 5

Sezon sezon Galatasaray'ımızın hangi formayı kaç kez giydiğine dair yaptığımız araştırmaya devam ediyoruz. Sıra son şampiyonluğumuzu kazandığımız sezona geldi, yani 2007-2008'e.
Önce bu sezon giydiğimiz formaları bir hatırlayalım.








Şu en son formayı, yani düz kırmızıyı saymazsak, yine ideal bir kreasyonumuz var bu sezonda. Ama yine sezon ortasına doğru çıkartılan düz kırmızı, işi bozuyor. Son 3 sezonda olduğu gibi.
Hadi bozsun, sorun değil ama, bundan daha büyük bir problem var 07-08 sezonunda, forma konusunda:3 forma da aynı tasarıma sahip. Kırmızıyı saymayın (zaten o önceki sezonun tasarımlarından), parçalı da, siyah da, beyaz da aynı tasarım. Belki o yandaki çızıklar gövdeyle aynı renk olsa bir nebze gizlenebilirmiş bu durum, ama tercih edilmemiş. 3 formada da tüm haşmetiyle o çift çizgiler bulunuyor. Bu sezon formalarının olumsuz tarafı budur.

Rakamlara geçelim:

Parçalı:6 ev-7 deplasman
Beyaz:5 ev-5 deplasman
Siyah:6 ev-4 deplasman
Kırmızı:0 ev-1 deplasman

06-07 sezonu rakamlarına bakınca, away formaların ne kadar az giyildiğini görüyorduk. Bu kez de gereğinden fazla giyiliyor ama, iç-dış oranında dengesizlik var. Beyaz ve siyah toplamda 12 kez Asy'de giyilmiş. Parçalı ise, 7 kez dışarda giyilmiş, nerdeyse dışardaki maçların yarısında. Yine dikkatsizlikler var, kafaya göre forma giymeler var.

Şöyle bir şey var;7 maçlık bir dönem. Bu yedi maçta maçın oynandığı stad ve giyilen forma şu şekilde gidiyor, ki komedi:
E-Siyah
D-Parçalı
E-Siyah
D-Parçalı
E-Siyah
D-Parçalı
E-Siyah

Tam tersi olması gerekirken, sırayla içerde siyah, dışarda parçalı giyiliyor.
Şükür şampiyonluk maçında parçalı giyiliyor da, en azından o doğru yapılıyor. O maçın sonunda da şu formanın tanıtıldığını ve giyildiğini hatırlatalım:

11 Ocak 2010 Pazartesi

Büyük Araştırma Bölüm 4

Geldik 2006-2007 sezonuna. Bu sezon forma açısından hem doğru işlerin, hem de yanlış işlerin yapıldığı bir dönemdir. Doğru statta doğru forma giyme açısından değil, ona geleceğiz. Bu sezon 4 formamız var. Bir parçalı, bir beyaz, bir de gri. Ama bir de, ne idüğü belirsiz bir çubuklu var. Hani bize parçalı yetmiyor biliyorsunuz, illa sarı-kırmızı renklerde bir forma daha olacak. Bu çubuklu, "ideal kreasyon"u bozuyor. Çubukluyu saymazsanız eğer, bir home ve biri açık biri koyu olmak üzere, 2 farklı renk forma ile, gereken bütün parçalar mevcut. Ama çubuklu yanlış parça.
Olumsuz hamle ise, bu sezon giyilen 4 formanın da, tasarımının aynı olması. Yani renkler değişiyor ama, önümüze gelen şekil aynı. Aynı kıvrımlar vs. Bu sezon Fenerbahçe de, harika formalara sahip olmasına rağmen, aynı sıkıntıya sahip. Her sezon o kadar kalıp çıkıyor, 3 veya 4 formadan birini de mi farklı yapamıyorsunuz...

Döküme geçelim. Ama önce, hangi formaları giydiğimize bir bakalım:





Bir şekilde aslan payı yine parçalıda. Ama ligin son 9 maçının 8'inde parçalı giyilip rakamın bu seviyeye çıktığını görünce, sayıların aldatıcı olduğunu görebiliyoruz. 17 kez giymişiz parçalıyı. Yedisi içerde, onu dışarda. İçerdeki 17 maçın 7'sinde parçalı giyiliyor, yine az. Eğer tersi olsa, yine iyi.
Çubuklunun olduğu sezon, insan "parçalı giymedilerse çubuklu giyilmiştir içerde" diye düşünüyor. Ama hayır. 8 kez giyilen çubuklu, 6 kez deplasmanda tercih ediliyor. Sadece 2 kez Asy'de.
Üretilme amacı deplasmanlarda giyilmek olan away ve 3rd formanın toplam yanlızca 9 kez giyildiğini, ve bunların da 8'inin içerde olduğunu görüyoruz. Yani Asy'deki maçların yarısında beyaz ve gri giydik. Bunların çoğu da sezon başında. Gri 3 kez giyiliyor, hepsi içerde. Beyaz ise 5'e 1.

Şampiyonlar Ligi'nde durum (bir açıdan) daha vahim. 4 kez beyaz, 2 kez çubuklu. Çubuklular hep Olimpiyat'ta. Parçalı hiç yok. Ön elemede ise içerde beyaz, dışarda çubuklu giymişiz.

Kupada da 2 çubuklu, bir beyaz, bir parçalı.

22 Aralık 2009 Salı

Büyük Araştırma Bölüm 3

Geçmiş sezonlardaki forma giyimi dökümünü içeren araştırmamıza devam ediyoruz. Bu kez bir sezon değil, 2 sezon sonrasındayız. Çünkü 04-05 sezonuna denk gelen dergilerin bir kısmı bende yok, ve böylece o sezonun rakamlarının hepsini bulamıyorum. Bu hususta özür dileyerek, 05-06 sezonuna geçiyoruz.

Bu sezon 4 formamız vardı. Parçalı, beyaz, siyah ve kırmızı. Kırmızıyı saymazsak, burada hep söylediğimiz, "bir home ve bir açık-bir koyu iki away"den oluşan ideal kreasyona uyan bir vaziyet vardı. Ama tabii, bir de ondan sonrası var: formaların içerdeki ve dışardakı maçlarda doğru şekilde giyilmesi. Bakacağız bu sezon ne kadar uygun yapılmış o iş.



Rakamlara geçelim.
Parçalı, 20 kez giyilmiş. 9'u içerde, 11'i dışarda.
Siyah, 9 kez giyilmiş. 4'ü içerde, 5'i dışarda.
Beyaz, 3 kez giyilmiş. Hepsi içerde.
Kırmızı, 2 kez giyilmiş. Bir içerde, bir dışarda.

Daha önce incelediğimiz 2 sezonda da olduğu gibi, içerde "home" formamızı giyme sayımız az. 17 maçın yarısında giymişiz. Ki çok az. Bakalım bu sezonun rakamları nasıl olacak...
İlk away olan beyaz, sadece 3 kez giyiliyor. Dışarda giyilme amacıyla yapılan bir forma üç kez giyiliyor, ve hepsi de Asy'de. Yorumsuz.
Siyah desen, beyaz kadar olmasa da yine dengesiz rakamlara sahip.
Copyright © 2010-2014 galatasarayformalari.com - Tüm Hakları Saklıdır