Bu Blogda Ara

2 Eylül 2012 Pazar

OLMAZ


Her maç sonunda formalarla alakalı yazmayacağız tabi. Ancak şunu görünce, hele ki yavaş yavaş bir şeyleri toparlamaya başladığımız sezonlarda bunu görünce insan üzülüyor. Eskiden mor formaları giyerdik, turuncu formaları giyerdik iç saha maçlarımızda, fakat yavaş yavaş bu yanlışlardan dönmeye başlamıştık. Tamam, kombinasyonlar hala sıkıntıda, bunun tek sebebi Galatasaray da değil, rakipler de sebep oluyor (gerçi ben bunu kabul etmiyorum, maç öncesinde konuşabilirler). Fakat Parçalı forma giymeye özen gösteriyorduk. Geçen sene birkaç terslik yaşanmıştı, bu sene ise işlerin daha iyi olacağını düşünüyordum. 2 iç saha maçında da yanıldım, demek ki o seviyede "hala" değiliz.


Galatasaray kendi sahasındaki maça deplasman forması ile çıktı. Rakip takım Bursaspor ile hiç çakışmayacak iç saha formamız var, hatta iç saha kombinasyonumuz var. Buna rağmen, bu seneki "sansasyonel" formamızı da hiç giymedik, bir de onu taraftara pazarlayalım mantığı ile kendi çimlerimize farklı formalar ile çıktık. Kırmızı formanın stoklarının 1-2 gün önce yenilendiğini de göz önüne alırsak pazarlamaya kurban verdik parçalımızı.

Dünyanın en çok forma satan kulüplerinin hiçbirisi iç sahalarında dış saha forması giymiyor. Yapsalar, taraftar sahaya iner zaten. Ülkemizde forma pazarlamanın tek yolu o formanı iç sahanda giymekten mi geçiyor ? Bu mu çözümü ? Ayrıca neden en "sansasyonel" formamız esas formamız olan Parçalı olamıyor hiçbir zaman ? neden hep dış sahalar, 3rd formalar ön plana çıkıyor ? Sıkıldık mı parçalıdan ? "Farklı" forma görünce, onun üzerine titremek mi gerekiyor ? Daha mı çok seviliyor ?

İç sahanda parçalını giy, pazarlayacaksan onu pazarla, her sene en öne onu koy. İç sahanda Parçalı altına beyaz şort-kırmızı çorap giy. Tarihini yaşat. Dış sahada ne giyersen giy.

Geçen sene de Bursaspor maçında Ali Sami Yen Arena'da sarı forma (sansasyonel olan) ile çıkmıştık sahaya. Gelişme 0.

31 Ağustos 2012 Cuma

Şampiyonlar Ligi Hakkında

Şampiyonlar Ligi'nde sergileyeceğimiz "forma performansı" ile ilgili 2 husus var. Herkes grup tahmini yapar, bize düşen de bu. Ayrı ayrı maddeler halinde bunlardan bahsedeceğiz.

1. İlki, hangi takımlarla eşleştiğimizle alakasız bir nokta. Sorun, bizim çıkarttığımız setle ilgili. Bunu bir ay önce filan, Twitter'da geçen bir muhabbet sırasında farketmiştik: Beyaz-kırmızı iç saha formasına sahip takımlara karşı garip bir durumdayız. O zaman konuşurken Ajax ve Olympiakos isimleri geçmişti. Şu anki 32 takımlık toplamda, yine onlar var "çakışacağımız". Şansımıza ikisi de 3. torbadaydı ve en azından gruplarda onlarla oynayamazdık ve oynamayacağız. Bu iki takımdan biriyle, olur da diğer turlarda ya da Avrupa Ligi'nde oynarsak, büyük bir kriz yaşanacak. Çünkü beyaz-kırmızı çubuklu ve ortası kalın kırmızı şeritli beyaz formaya karşı çözümümüz yok. 3 formamız da buna çare değil. Bu noktada "neden siyah (ya da başka renk) forma giyiyoruz ki" diyen arkadaşlara selamlarımı yollamak istiyorum. Adamları diğer formalarını giymek zorunda bırakabiliriz. Yetkilileri ve alakalıları bu konuyu düşünmeye davet ediyoruz.


2. Gruplarda hangi maçta hangi formayı giyeceğimiz hakkında da yazalım dedik kura çekiminden önce. Tabii kağıt üstünde. Herkes "giymesi gerekeni" giydiğinde. Yani biz mesela "Ş. Ligi forması" olarak ele alıp bir maçta düz kırmızıyı giyersek başka. Ayrıca takımlar belli olduktan sonra çok enteresan bir manzara da ortaya çıktı...

Fikstür sırasıyla, hangi maçta hangi formayı giymemiz gerekiyor, rakiplerin de muhtemel giyeceği formayla eşleştirerek basitçe görseller hazırladık. İlginçtir, dışarda hep beyazı giyeceğiz. Grupta herkes kırmızı ve/veya benzeri tonlarda iç saha formalarına sahip olduğu için, normal şartlarda her maçta "iç saha forması vs deplasman forması" manzarasını göreceğiz -NBA usulü oldu biraz. Şampiyonlar Ligi için yapılan kırmızı-siyaha da, en azından grup aşamasında gerek kalmadı. Ki onunla ilgili asıl meseleden ilk maddede bahsettik. Cluj formalarının olduğu görsellerin dandikliği için kusura bakmayın, gerekli fotoları bulamadık.

(Ayrıca bizim kombinasyonlardaki şort, daha koyu olan antrenman şortu. Maçlarda giyilen kırmızı şort satılmadığı ve bu tarz fotosu olmadığı için o şekilde yaptık)




 

Bizim hep merakla beklediğimiz beyaz forma-kırmızı şort kombinasyonunu nihayet görecek gibiyiz. Hadi Cluj maçında olmaz da, diğer iki deplasmandan en az birinde görsek bari. Diğer beyaz forma altına gelebilecek koyu şort renginden hiç bahsetmiyorum. Çünkü onun gerçekleşme ihtimali bile yok gibi. Ki ilerde buna değineceğiz.


28 Ağustos 2012 Salı

1985 MİNİKLER FORMASI


Arşivi sayesinde blogumuza epey ekmek çıkartan sevgili dostum Sercan güzel bir fotoğrafa daha rastlamış. 1985 İstanbul Minikler Ligi şampiyonu Galatasaray Minikler Takımı, 26 Mayıs'ta oynanan final maçına fotoğrafta gördüğünüz ince çubuklu formalar ile çıkmış. Formanın tipi 1952 yılında giydiğimiz ince çubuklu forma ile hemen hemen aynı. Tabi ki onunla bir bağlantısı olamaz da, benzer formalarla karşılaşınca daha bir anlamlı oluyor. İnce çubuklu forma sarı şort ile kombinlenmiş, çorapları ise göremiyoruz.

A takım 1985 yılında miniklerin giydiği formayı hiç kullanmadı. Onu da hatırlatalım. Bu değişik forma onlara özel.


24 Ağustos 2012 Cuma

REKLAMSIZ FORMALAR STORE'U GERMİŞ


Forumda birkaç üyenin başına gelmiş bu, yazmadan olmaz. Belki birileri buraları okur da, gerekeni yaparlar diye umut ediyorum.

Senelik 17,2 Milyon Euro gelir sağlıyor Galatasaray, formalarından. Forma üzerine alınan reklamlar + üretici firmanın sponsorluk anlaşması sonucu çok iyi bir gelir elde ediyoruz. Bunun karşılığında sponsorlar takımın formasına, şortuna kadar reklam koyabiliyorlar. Bunu beğenmesek de, karşı değiliz. Günümüz futbolunda ne yazık ki paraya ihtiyaç çok. İş zevk ve spor olmaktan, toplulukları bir araya getirip bağ kurmaktan öteye gideli çok uzun zaman oldu.

Sponsorlar futbolcuların formalarına reklamlarını basıyorlar, karşılığında her hafta milyonlarca izleyici onları izliyor. Ancak daha da ötesine gidilip artık gönül verdiğimiz renkleri sırtımıza geçirip gezmeye kalkmak bile bu şirketlerin reklam panosu haline gelmemizi, hem de gönülsüz gelmemizi sağladı. Kimse bana sırtımda Ülker reklamı taşımamı tabiri caizse "zorla" isteyemez. Ancak bunu bize yaptırıyorlar. Zorla ben onların ayaklı panosu oldum yıllarca.

İş daha da çirkinleşmiş. Yazma sebebim de bu zaten. Forumdan birkaç üye, GSStore'dan aldıkları orijinal formalarını belirli işlemlerden geçirerek sırt ve kollardaki ülker-avea reklamlarından kurtulmuşlar. Daha sonra kulübüne lisanslı ürün alarak katkıda bulunan bu taraftarlar GSStore'a gidip en doğal hakları olan isim ve numara baskısı ekletmek istemişler formalarına. Fakat Store çalışanları formanın üzerinde ülker ve avea reklamlarını görmeyince numara ve isim basmayacaklarını söylemiş ve geri çevirmişler. Üsteleyen taraftarı haklarında yasal işlem yapılabileceklerine karşı "uyarmışlar".

Şimdi sormak lazım, size bu hakkı kim verdi ? Size o reklamların, o şirketlerin korumacılığını yapmanızı kim istedi ? Bu taraftarlara ne gibi bir yasal işlem yaptırabilirsiniz ? Bu sponsor şirketlerin anlaşmalarında "taraftarların formalarında da reklamlarımız bulunacak, taşımak zorundalar" yazıyor mu ? Yoksa bize hiçbir hakları, hiçbir yasal nedenleri veya anlaşmaları olmadan bu reklamları usulsüz taşıttırmaya mı çalışıyorlar yıllardır ? Öğrenmek istiyorum. O Store çalışanları, elinde satın aldığına dair faturasıyla gelen taraftarın formasını bu sebeple geri çevirecek hakkı kendisine nasıl buluyor ? Takım ve futbolcular anlaşma gereği giysin, ancak taraftara bu şekilde forma satışı yapılması ne kadar kurallara uygun ? Var mı böyle bir madde öğrenmek istiyorum. Yoksa eğer, bize UEFA standartı dışında, bölgesel bir kuralla eklenmiş olan ekstra sırt-kol-şort reklamlarının olmadığı formaların satılması gerektiğinin altını çiziyorum.

Store çalışanları sponsor uşaklığını bırakıp, kulübüne ürün alarak katkı yapmış bu taraftarların haklı isteklerini geri çeviremez. Umarız bu yazı gerektiği yerlere ulaşır.

*Farklı 2 store'da meydana gelmiş 2 olay var. Her Store'u ve her çalışanı bir tutmamak lazım (tabi yazılı bir emir yoksa). Dileyen yetkiliye Store isimlerini verebilirim, mail göndermeleri yeterli.

Ayrıca reklamlardan kurtulmak isteyenler buraya tıklasın (Fakat olumsuz sonuçtan mesul değiliz :) )

Yazının ardından Galatasaray Store'un başındaki isim Sayın Nurettin Kantarelli bizimle iletişime geçti. Galatasaray Store olarak kendilerinin asla böyle bir yaptırımlarının olmadığını ve olmayacağını söyledi. Takımına forma alarak katkı yapan taraftar artık o formanın tek sahibidir, üzerinde istediği oynamayı yapabilir, ne olursa olsun sonunda Store'a getirip isim ve numarasını istediği yere bastırabilir dedi. Bu olayların yaşandığı Store'ların bilgisini de aldı ve gerekli uyarının yapılacağını iletti. Kendisine duyarlılığı için çok teşekkür ederiz.


21 Ağustos 2012 Salı

DAKİKA 1 GOL 1


Katalogda iç saha kombinasyonumuzu görünce sevindik hepimiz. Geçen seneki 2 maçlık sinyalden sonra bu sene takımın 1. kombinasyonu 30 sene sonra, tarihinden gelen, gerçek kombinasyonu Parçalı-Beyaz şort-Kırmızı çorap olarak gözüküyordu. Dün dakika 1, ilk golü ağlarımızda gördük.

Ülkenin forma kültürü o kadar kötü ki, kendi sahanda giyeceğin formanı senin evine gelen misafir takım belirliyor. Halbuki dünyanın genelinde bu iş tam tersine ve esas olması gerektiği gibi işler. Rakip takım, deplasmana gideceği ev sahibi takımın iç saha formasını bilir. Bu takımın esas forması bu ve iç sahasında bu takım bu formasını giyiyor, biz de ona göre gidiyoruz denir. Bu iş böyledir. Bavuluna dolaptan rastgele forma seçip koymaz yani.

Kasımpaşa hangi akla hizmet beyaz şortlu kombinasyonunu giydi, akıl alır gibi değil gerçekten. Artık benim kabul edemediğim "adamlar Trabzon'dan tek forma ile gelmişler, biz de mecbur işte..." bahanesi. Bunu kabul edemiyorum. Hiç mi bu konularda iletişim kurmuyor kulüpler birbirleri ile ? Ya da kulüpler bilmiyor mu bu takımın esas iç saha formasını ? Kaldı ki Kasımpaşa deplasmana bile gelmiyor anasını satayım. Herifler 2 saat önce stada geliyorlar, bak formasına, bu olmaz de, gidip alsın.

İç sahamıza eskiden turuncu, mor formalarla falan çıkardık. Kulüp bunu son 2 senedir üzerinden attı, parçalı giymeye özen gösteriyor. Ancak sadece forma üstü ile Galatasaray ruhunu yakalayamazsın. "Galatasaray'ın ruhu, parçalı forma ile sahadayız" demekle kalmamalı bu işler.


Son olarak kulüpler birbirlerinin formalarını bilmeli, bilmiyorlarsa da deplasmana gidecek takım iletişim kurup öğrenmeli ve ona göre giyinip gelmeli. Kafasına göre hareket etmemeli. Kasımpaşa'nın bizimle çakışmayacak zilyon forması ve kombinasyonu var bu sene (Yukarıdaki Barcelona-THY reklamından arak fotoğraftaki mesela). Sen git hiç iplemeden beyaz şortunu giy. Galatasaray da bu duruma sessiz kalsın, Parçalı ile sahadayız demekle yetinsin. Süper.
Copyright © 2010-2014 galatasarayformalari.com - Tüm Hakları Saklıdır