Bu Blogda Ara

31 Mart 2021 Çarşamba

1993-94 Dökümü



Yine bir video üstünden sezon dökümü yapacağız. Bu kez de 1993-94 sezonu. Videomuz şurada. Bu da müthiş bir arşiv dokümanı. 

Önceki iki sezonda olduğu gibi yine Umbro giyilen bir sezon. Totalde hangi formaların giyildiğini genel olarak şu eski postumuzdan görebilirsiniz. Çizim haliyle görmek isterseniz de şuradan. 

1992-93'te yalnızca bir maçlığına, içerdeki Katowice maçında görülen beyaz forma, bu sezonda da yok. Yani tek bir maçı saymazsak, 1988-89 sezonundaki meşhur Neuchatel beyazının ardından, 1995-96 sezonuna dek bu takım herhangi bir beyaz forma kullanmıyor. Bunu not edip geçiyorum ama forma tarihimiz açısından epey ilginç ve üstünde durulması gereken bir husus. 



 

Sezon boyunca çok dağınık tercihler yapıldığı görülüyor. İçerde parçalı önceliği yok. Parçalı formayı sonlara doğru giymeye başlıyoruz -- belki de sonradan yaptırılıyor. Bu sezonun birinci forması olarak sarı formanın adını verebiliriz. 12 maç üst üste sarının giyildiği bir dönem var. Katowice beyazına benzer şekilde, yine tek maçlık iki adet forma da var. Listeye geçelim.

Sarı: 20 maç

Parçalı: 5 maç

Kırmızı: 3 maç

Sarı kollu kırmızı: 1 maç

Kırmızı şeritli sarı: 1 maç 




Avrupa'da ön elemede Cork City'ye karşı içerde sarı, dışarda ise kolları sarı olan, yakası ipli kırmızı formayı giyiyoruz. Ki o formayı önceki sezonda da ligde bir maçta giymişliğimiz vardı. Sonraki ön eleme turunda da Manchester United'a karşı iki maçta da sarı giyiliyor. 

Şampiyonlar Ligi grup maçlarının ise hepsinde sarı formayı giyiyoruz. Bunda rakiplerin renklerinin de payı var gibi ama parçalıyı hiç kullanmamak gene de tuhaf.

Bunların haricinde iki maçlık Türkiye Kupası finalinin ilk maçında sarı, ikinci maçındaysa parçalı ile çıkılmış.


14 Kasım 2020 Cumartesi

2001-02 Dökümü


Dökümlere devam ediyoruz. Bu kez forma tarihimizde Lotto giydiğimiz tek sezon olan 2001-2002. Yıllardır niye o sezon Lotto kullandığımızı merak ederim, geçenlerde bir Twitter muhabbetinde rast geldim: Lucescu sebep olmuş bu anlaşmaya. Ayrıca tüzük muhabbetleri yüzünden şövalye armayı kullanmaya başladığımız sezon olarak da başka bir önemi bulunmaktadır. O sezonun parçalısının siyah ağırlıklı olması ve kırmızı formayla sıkça kullanılan siyah şortun varlığını buna bağlayabiliriz. Ayrıca sadece o sezonda (beyaz formada) şövalye armanın beyaz fonla kullanıldığını da ekleyelim.

2001-02 sezonunda üç formamız vardı: Parçalı, beyaz ve düz kırmızı. Bu formaları toplam 6 kombinasyonla kullandık ama bunların dördü zaten kırmızı formanın. 





Teoride iç saha formamız belli olmasına rağmen, yanlış veya karmaşık kullanım konusunda bu sezon inanılmaz bir seviyede. Rakamlara geçelim.

Ligde durum şu:

Parçalı: 4
Beyaz: 18
Kırmızı altı beyaz: 6
Kırmızı altı siyah: 6

Yani iç saha formamızı yalnızca 4 kez giymişiz... Deplasman formamızı ise sezonun yarısından fazlasında... Böyle bir manzarada içerde şu giyilmiş, dışarda bu giyilmiş diye detaya inmeye bile lüzum yok. 



Kupada zaten tek maç var -- yukarıdaki fotoğraf. Erzurumspor'a karşı kırmızı altında beyazla çıkmışız.

Avrupa karnesi de pek parlak değil. O sezon malumunuz, iki grup aşamasında da oynama başarısı gösterip, çeyrek finalin kıyısından döndük. Önce ön elemede Levski Sofya'ya karşı iki maçta da kırmızı forma altına beyaz şortla çıkıyoruz. Ana sahnede manzara şöyle:

Parçalı: 3
Beyaz: 7 
Kırmızı altı beyaz: 1
Kırmızı altı siyah: 1

İkinci gruplarda beş kez beyazla sahaya çıkıyoruz. Gruptaki tüm takımlar benzer renklere sahip olduğundan deplasmanda beyaz giymemiz normal ama içerde de Barcelona ve Roma'ya karşı beyazla çıkmamız anlaşılır gibi değil.





14 Nisan 2020 Salı

1999-2000 Dökümü



Geçenki döküm postuna benzer şekilde yine bir videodan yola çıktım. Sonrasını Gugıl ve Milliyet Arşiv'den getirdim.

Bazı notlar var, direkt rakamları vermek olmaz. Bir kere Temmuz ayının sonunda oynanan TSYD Kupası maçlarında önceki sezonun parçalısı ve beyazı giyiliyor. Sezonun ilk maçında da, yani 7 Ağustos'ta, içerde Gaziantep'e karşı yine eski beyaz giyiliyor. Hattâ o gün ülkemize gelen Capone de, ertesi günkü imza töreninde parçalıyı giyiyor. 

11 Ağustos tarihinde ise Rapid Wien'le ilk maç oynanıyor. Burada ilk kez bir yeni forma görmekteyiz: Füme. 1998-2001 arası füme serisinin ikinci halkası. O güne dek ise herhangi bir forma tanıtım haberi yok.



Nihayet iki resmî maçın ardından ayın 13'ünde tanıtım yapılıyor. Çubuklu, beyaz ve füme. Son iki sezonda giyilen ve yeri sağlamlaşmaya başlayan parçalının yerine bu sezonda çubuklu hangi motivasyonla seçildi, bunu bilmiyoruz. Bir de ilginçtir, muhtemelen o anlık gelişen bir kombinasyon görülüyor: Çubuklu altı füme. Herhangi bir maçta bu kombinasyonu görmedik tabii ki.

Çubukluda iki farklılık var: Birincisi füme katkısı. Daha önce parçalıda siyah yaka filan görülmüştü ama bu bir ilk. Hem yaka, hem kollardaki üç çizgi bu renkte. İkincisi, kolların dış tarafının sarı renk olması ve çubukluda sarının hakim olduğu bir havanın yaratılması. Fenerbahçe ile rekabetten dolayı genelde kırmızı rengin vurgulandığını biliyoruz. O yüzden bu tip bir çubuklunun şimdilerde kabul edilme ihtimali sıfıra yakın.

1998-99'daki ideal üçlüden (yani parçalı-beyaz-koyu deplasman forması) sonra, bu kez çubuklunun dahil olduğu bir üçlü var. Fazlalık yok.




O sezonun lig dökümü şöyle:

Çubuklu: 29
Beyaz: 5

Toplam beş kez giyilen beyaz formanın dört kez içerde kullanılması biraz tuhaf. Göztepe, Antep ve Samsunspor'a karşı içerde beyaz giyip deplasmanda çubuklu giymek, Türkiye'deki forma kültürü yoksunluğunun güzel örnekleri. Adana ile daha garip -- hem içerde beyaz, hem dışarda. Çubukluyla ilgili tek kayda değer not şu. Füme hiç yok.





Kupada 5 maçta da çubuklu giyilmiş. Avrupa'da da gidişat bir parça ilginç.

Ön elemedeki iki maç ve grubun ilk dört maçında füme giyiliyor. Bunun sebebinin fümenin siyaha benzemesi ve bu şekilde bir yas ifadesi olarak kullanılması olduğunu düşünüyorum. İlk kullanımda, yani Rapid ile deplasmanda oynanan maçta henüz deprem gerçekleşmemiş, orası için bir açıklama bulamayız tabii. 

Hertha Berlin ve son Milan maçında çubuklu var. Sonrasında UEFA macerası başlıyor ve Leeds ile karşılaştığımız ve malum olduğu üzere iki maçta da çubuklu giydiğimiz yarı final turu hariç, içerde çubuklu-dışarda beyaz şeklinde gidiliyor. Finalde de beyaz giyiyoruz. 


Bu beyaz, tabii, sembol hâline geliyor. Neuchatel beyazını bile geçerek. Beyaz rengin yeri forma tarihimizde ve kültürümüzde geri dönüşü olmayacak şekilde sağlamlaşıyor. Önceki sezonla birlikte toplamda iki sezon göğüs reklamı olarak formalarımızda bulunan Marshall'ın da, hemen hemen tüm taraftarların gözünde gelmiş-geçmiş en ideal forma reklamımız olarak yerini aldığını belirterek postu bitirelim. 

6 Nisan 2020 Pazartesi

70'ler Beyazı


Genelde videolu post koymuyoruz gerek olmadığı için ama bunlar numunelik. Trt Arşiv'de denk geldiğimiz, 70'lerden iki maç özeti. Üstteki iç sahada Eskişehirspor, alttaki de İzmir'de Göztepe maçı. Şu postta fotoğrafı bulunan beyaz formayı, iki maçta da kırmızı çorapla kombinlenmiş şekilde, rahatça ve maç atmosferinde görme şansı buluyoruz


1 Nisan 2020 Çarşamba

Beklenmedik Beyaz Çorap


Youtube'da denk gelen bir video: 1999-00 sezonundan dokuz maçın özet görüntüleri. Açtım. İlk maç. 15 Ekim'de içerde oynanan Antalyaspor maçı. Bir gariplik var. Çubuklu formayı giymişiz olması gerektiği gibi, ama aşağıda bir beyazlık var. Hemen belli olmuyor ama bembeyaz durumdaki Antalya'nın da çorabı kırmızı. Sebebini bilme ihtimalimiz yok ama manzaranın tuhaflığı ortada.


Eski postlarımızda var çokça: Yeni ortaya çıkan formalar, ilk kez görülen kombinasyonlar vs. Bunu ilk kez gördük mesela. Haberimiz yoktu. Birçok formaseverin de yoktur eminim. Ki nispeten yakın dönem. Öyle 70'li yıllar filan değil. Gözden kaçmış demek ki.


Aklıma şu 2003-2004'teki meşhur Samsunspor maçı geldi. Bizim açık mavi, Samsun'un Ajax stili beyazla çıktığı maç. Seremoniye çıktıktan sonra içeri girip parçalıyı giymişti Galatasaray. Acaba burada da öyle bir şey mi oldu? Bir diğer ihtimal, Antalya'nın sadece bu parçalarla gelmesi.

Bu keşiften bir gün sonra ise Twitter'da şu fotoğrafa denk geldim:


Tivit altında yazanlardan yola çıkıp maçı buldum. 1983 yazında oynanan TSYD Kupası'nda, Fenerbahçe ile oynanan ve 1-1 berabere kalınan maçtan. Mustafa Denizli'nin Galatasaray oyuncusu olarak sahaya çıktığı tek sezon. Bu kez parçalı forma ve kırmızı şortun altına beyaz şort giyilmiş. Şurada da yan cepheden bir foto var.

Bir de Google araması yapayım dedim, kupa ismini filan yazıp. O maçla ilgili olmasa da, konuyla ilgili başka bir veriye ulaştım:


(Bunu alıntıladığım yer, Galatasaray hakkında başarılı bir arşivcilik çabası yürüten Cimbombom Arşiv isimli hesap. Yukarıdaki link de oradan.)

Bu fotoğraf da o sezonun ilk maçından. Karagümrük'ün 4-0 yenildiği maçtan. Yine parçalı ve kırmızı şort altına beyaz çorap. Beyaz çorap da, üstündeki sarı-kırmızı parça çok büyük olan bir beyaz. O dönem için yenilikçi bir çaba. Hiç alışılmadık bir görünüm.

Deşilirse o dönemden birkaç maçta daha bu manzara görülebilir gibi geldi. Biz postu burada bitirelim. Ama ya ardından bir post daha gelir, ya da güncelleme yapılır.
Copyright © 2010-2014 galatasarayformalari.com - Tüm Hakları Saklıdır